ALT SINIF ÜST SINIF MESELESİ DEĞİL HERKES BİRBİRİNİN PARAZİTİDİR
PARASİTE (2019) - Bong Joon-ho
Parazit Hakkında
Yönetmeni: Bong Joon-ho
Senaryosu: Bong Joon-ho, Han Jin-won
Toplam Brüt: 79,113,978 $
Üretim Şirketi: Barunson E&A
Uluslararası Satışlar: CJ Entertainment
Film Müziği Bestecisi: Jung Jae-il
Yıl:2019
Ülke: Güney Kore
Bong Joon-ho, birçok filminden de anlaşılacağı gibi sosyolojik konulara değinen bir yönetmendir. Yonsei Üniversitesi Sosyoloji mezunudur. Filmlerinde alt sınıf üst sınıf çatışmasına değindiği gibi başka önemli konuları da gündeme getirdiği için büyük ilgi görür. Yönetmen üniversite yıllarında demokrasi hareketlerine karşı birtakım eylemlerde bulunan kişiler arasında yer almıştır ve protesto amaçlı yürüyüşlere katılmıştır. Yeni İlerici Partinin üyesi, Demokratik Emek Partisi’nin destekçisi olmuştur.
Netflix ile ortak yapımı olan Okja filmi ile hayvan hakları üzerine bir farkındalık yaratmıştır. Yönetmen, Cinayetin Günlüğü ve The Host filmleri ile dünya çapında ismini duyurmuştur. Distopik bir bilim kurgu filmi olan Snowpiercer’da alt sınıf üst sınıf ilişkisine değinerek kapitalizmi eleştirmiştir. Yönetmen kapitalist sistem eleştirisi yaparken güldürü unsurunu da kullanarak kendine has diyalektik bir anlatım biçimi oluşturur.
Yönetmen kendi hayatındaki bazı deneyimleri filme aktarmıştır. Bir arkadaşının şeftali tozuna alerjisi olduğunu öğrendiğinde durumu ilginç bulur ve bunu filminde kullanmaya karar verir. Alt sınıftaki bireylerin üst sınıftaki bireylere özel ders vermesi de kendi hayatından bir parçadır. Öğrencilik yıllarında zengin bir aileye özel ders vermeye gittiğinde evde gördüğü her şey ona garip geldiği için kendini öğretmenden çok gözlemci olarak görmüştür. Deneyimlerini filmine aktarmıştır.
Kültürel İncelemeler
Filmde ele alınan sınıf eşitsizliği sadece Güney Kore'ye ait bir sorun değildir. Tüm dünyayı kaplayan küresel bir sorundur. Sınıf eşitsizliği kültürel, sosyal, eğitim gibi alanlarda etkisini gösterir ve bu alanların hemen hemen hepsinin temelinde ekonomik sebepler vardır.
Kim ailesi ve Park ailesinin arasındaki eşitsizliği sadece evlerine bakarak net bir şekilde anlayabiliriz. Kim ailesinin yaşadığı sokak çöplerle doludur ve bu sokağa ulaşmak için merdivenlerden inmek ve yokuşlardan inmek zorundadırlar. Bulundukları sokak kanalizasyonlarla eş seviyededir. Evleri bodrum katındadır, çok dardır. Çamaşır asacak yerleri bile yoktur. Ailedeki herkes işsiz olduğundan dolayı Ki-woo ve Ki-jung üniversite eğitimi alamamıştır.
Aslında kim ailesinin ekonomik durumu önceki zamanlarda orta seviyededir. Evlerinin duvarında asılı olan madalyadan da anlayabileceğimiz gibi Kim ailesinin annesi ödüllü bir güllecidir. Kim ailesinin babası (Kim Ki-taek) ise valelik yapmıştır. Ailenin ekonomik olarak çökmesinin nedeni daha önceden açmış oldukları Tayvan Pastanesi’dir. Tayvan Pastanesi’ni ülkemizdeki lokmacılar gibi düşünebiliriz. Her sokak başında bulunan ve sevilen yerlerdir.
Güney Kore'de böyle bir dönem gerçekten de yaşanmıştır. Her sokak başında Tayvan Pastanesi yer alıyormuş ve oldukça ilgi görüyorlarmış fakat medyanın yapmış olduğu bir haberden sonra Tayvan Pastaneleri’nin hemen hemen hepsi kapanmıştır. Burada üretilen ürünlerin hijyenik koşullarda üretim yapılmadığına dair haberler yapan medya sonucunda Tayvan Pastanecileri işlerini kaybetmiştir Park ailesinin eski hizmetçisi de kocasıyla aynı durumu yaşamıştır.
Kim ailesi, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde birinci basamakta yer alan fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayamamalarına rağmen onlar wi-fi bulma çabası içindedirler (günümüze ait modern bir yoksulluk söz konusudur). Çünkü sosyal medyayı eğlence olarak değil iş imkanı olarak görmektedirler. Wi-fi onlar için ikinci basamaktır.
Evlerinin önüne gelen sarhoşla baş edemeyecekleri kadar kendilerini alt sınıfta görürler. Böcek olmayı içselleştirilmiş bir ailedir. Böcek ilacının içeri girmesi için pencereyi kapatmamalarından bunu anlayabiliriz. Onlar için kendini savunma hakkı ekonomiden geçer. Aile bireylerinin hepsi iş bulduktan sonra kendilerine bir özgüven gelir. Kapılarının önüne tekrar gelen sarhoşu kovmaktan çekinmezler. Üstelik sarhoşu su ile kovarlar. Bunu bir çeşit temizleme olarak nitelendirebiliriz.
Kim ailesinin iş bulmasına sebep olan ise Kim-woo‘nun arkadaşı Min’in getirmiş olduğu dilek taşıdır. Bu durum Kore’de oldukça yaygındır. Suseok adı verilen bu taşın tarihi 3000 yıl öncesine dayanır ve hala önemini korur. Saygı duyulan, sevilen kişilere hediye edilir.
Park ailesinin evi ise oldukça geniş güvenli ve modern bir evdir. Evin ünlü bir mimar tarafından tasarlandığı söylenir (ayrıca kamera açılarını daha iyi bir şekilde ayarlayabilmek için Park ailesinin evi yönetmen tarafından tasarlanmıştır). Evin bahçesi oldukça büyüktür ve adeta kendilerine ait bir gökyüzü vardır. Evleri o kadar geniştir ki kendi evlerinin mahzeni olduğundan haberleri bile yoktur. Mahzenden Mr.Park’a minnetini sunan alt sınıfa ait bir birey vardır ama onlar bunun da farkında değildirler. Park ailesinin evine ulaşmak için merdivenlerden, yokuşlardan çıkmak gerekir. Evlerinin salonunda televizyon yoktur. Büyük bir pencere vardır. Evin içi ferah ve aydınlıktır (Kim ailesinin evleri ise karanlık ve bunaltıcıdır). Kamera bizi Park ailesinin evinde gezdirirken Hitchcock’un DVD’lerini görürüz. Yönetmenin, merdivenleri metafor olarak sıkça kullanmasının sebebini Hitchcock hayranlığından anlayabiliriz Ayrıca Park ailesinin evi tek katlı olarak tasarlanmıştır. Üst katı yeşil perde ile kurguda tamamlanmıştır. Kurgu ustalıkla yapıldığı için bu durum hiçbir şekilde fark edilmemektedir.
İnsan bulunduğu sınıftan daha üst bir konuma yerleştiği zaman daha önceki konumunu unutur. Önceki konumdaki kişilere kötü davranır. Filmden bir örnek vermek gerekirse Kim ailesi Park ailesinin evinde keyif yaparken Choong-sook “Onlar zengin oldukları için kibar. Ben de zengin olsaydım ben de kibar olurdum” şeklinde bir konuşma yapar. Fakat daha sonra eski hizmetçi geldiğinde mahzendeki durumu görür. Onlar da alt sınıfta yer almasına rağmen o an için kendini üst sınıfta görür ve onlara çok kötü muamele eder.
Bu filmde parazit olarak sadece sınıfı görmemeliyiz çünkü üst sınıf da alt sınıftan faydalanır. Karşılıklı çıkar ilişkisi söz konusudur. Bu yüzden herkes birbirinin parazitidir. Fakat alt sınıfın yaptığı her şey üst sınıfın gözüne batar. Üst sınıf ise bu duruma kesin çizgiler koyar. Mr. Park eski hizmetçisi hakkında iyi görüşlerini söyler fakat iki kişilik yemek yediğini de belirtir. Üst sınıf alt sınıfa mecbur kaldığında menfaat ediyor. Onlarla işi bittikten sonra ise umursamazlıktan gelirler. Alt sınıfı ezmek istediklerinde İngilizce kelimeler kullanarak çizgilerini çekerler.
Doğum günü partisinden önce yağan yağmur alt sınıfı yok etmek üzereyken üst sınıf bu durumdan oldukça memnundur. Ortalığın temizlendiğini ferahlaştığını dile getirir. Partiden önce yapılan alışveriş oldukça fazla ve gereksizdir. Ayrıca filmde Park ailesinin ABD ürünlerine bir düşkünlüğü söz konusudur. Küçük çocuklarına aldıkları çadırın ve kamp eşyalarının ABD'den getirildiği sürekli vurgulanır. Partide Kızılderililer ve Beyaz Adamlar üzerine bir konsept oluşturulur. Yönetmen burada global kapitalizmi ve ABD materyalizmini eleştirmiştir.
Kaynakça
Birank, M. (2019). “Güney Kore Hükümetlerinin Kültür Politikaları ve Sinema Endüstrisi Destekleri”. Sinecine, 10(1): 149-172.
Dağtaş, E. ve Aydın, N. ve Yılmaz, Ç. (2018). “Sinemanın Ekonomi Politiği: 2016 Yılı Verileri Üzerine Bir Değerlendirme”. TRT Akademi Kültürel Çalışmalar, 3(5): 118-218.
Diker, C. (2020). “2005-2020 Yılları Arasında Verilen Film Destekleri Üzerine Eleştirel Ekonomi Politik Bir Değerlendirme”. İnsan & İnsan, 7(26):139-161.
İlic, E. (2020). “Paratizin Hıncı, Hıncın Kahkahası”. Sekans Sinema Kültürü Dergisi, e13: 6-11.
Öksüz Karademir, C. ve Kaya, M. (2020). “Sınıf Eşitsizliğinin Bourdieu’nun Sermaye ve Habitus Kavramları Üzerinden Değerlendirilmesi: Parazit Filminin Betimsel Analizi”. TRT Akademi Kültürel Çalışmalar, 6(10): 646-667.
Tolunay İşlek, S. (2020). “Güney Kore Sinema Tarihine Kısa Bir Bakış”. Sekans Sinema Kültürü Dergisi, e15: 143-152.
Yaylagül, L. (2013). Kitle İletişim Kuramları Egemen ve Eleştirel Yaklaşımlar. Dipnot Yayınları, Ankara.
Yorumlar
Yorum Gönder