DİSNEY’İN İDEOLOJİSİ
Medya, insanların doğru yanlış anlayışını kendi ideolojisine göre şekillendirir. İzlerkitle kararlarını kendi veriyormuş gibi görünür ama durum öyle değildir. İzlerkitlenin kendisine karşı olan bağlılığını kullanan medya kontrolü kendi eline alır. Disney stüdyoları da her dönemin kendi ideolojisini taşıyan projeler yapmıştır.
Disney, Miki Fare ile “Uluslararası İyi Niyet Simgesi” olarak tanımlanır ve Disney siyasi bir yöne eğilim yapar. 2. Dünya Savaşı’nda iflas noktasına gelen Disney’e ABD hükümeti yardımcı olur. Disney bu sebeple savaş süresince propaganda amaçlı filmler yapmıştır.
Schiller, Walt Disney’in eğlenceyi pazarladığını ve tek amacının ticaret olduğunu söyler. Disney ürünlerinde mutlu bir hayat söz konusudur. Orta düzeyde bir aile ortamı yaratılır. Bunun sebebi izleyicilerin gerçek hayatta çatışma yaratmaması içindir. Kitleler pasif hale getirilip medya tarafından
yönlendirilirler.
Ariel Dorfman ve Armand Mattelart’ ın yazmış olduğu “Vak Vak Amca Nasıl Okunmalı? ” kitabı, Disney’in çalışmalarındaki ideolojik duruşuyla ilgilidir. Walt Disney’in Masum ve dürüst görünüşünün ardında emperyalist bir düşünce mevcuttur. Dorfman ve Mattelart göre Disney’in çizgi romanları Amerikan emperyalizminin ideolojik olarak önemli bir aracıdır. Walt Disney Kendi oluşturmuş olduğu kültürle kapitalizmi ve emperyalizmi desteklemektedir.
Dorfman ve Mattelart şunu söyler: “Amerikan kapitalizmi, tahakküm altına aldığı insanları, istedikleri şeyin “Amerikan tarzı hayat” olduğuna ikna etmek zorundadır. Amerika’nın üstünlüğü doğaldır ve herkesin yararınadır.”
Walt Disney animasyonlarında, çizgi romanlarında Amerikan ideolojisini barındırmaktadır ve politik bağlar içermektedir. Kapitalizm boş zaman kavramını oluşturur ve kitlelerin bu zaman dilimi içerisinde sistemin istediği ürünleri alıp sistemin istediği şekilde zaman geçirmesini sağlar. Walt Disney kültür endüstrisinin önemli araçlarından biridir. Özellikle animasyon alanında bu etkiyi daha çok görürüz çünkü animasyonun izleyici kitlesi daha geniş bir yelpazeye sahip sahiptir. Hemen hemen her yaş grubundaki insanlar animasyonları izleyebilir. Animasyon masum görünür ve izleyiciler genel olarak rahatlamak için bu yapımları tercih ederler. Bu sebeplerden dolayı kitleler, animasyonların tüketilmek üzere piyasaya sürdüğü yiyecek içecekten kıyafete kadar her türlü yan ürünü ihtiyacıymış gibi görmeye başlarlar. Disney’in oluşturmuş olduğu kültür, toplumun yapısını ve değerlerini değiştirmek, şekillendirmek amacındadır. İzleyiciye nasıl düşünmesi gerektiğini gösterir.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Disney’in oluşturmuş olduğu karakterler; devlete karşı sorumluluğunu bilen, cesur, vatansever her an vazifeye hazır biçimde oluşturulmuştur. Walt Disney eserlerinde genellikle ikili karşıtlıklar vardır (Güzel ve Çirkin gibi). Bu karşıtlıklar tarihin iktidar tarafından idealize edilmesi için kullanılmıştır. Disney ürünlerini kitleye sunmadan önce kendi süzgecinden geçirir. Yani kendi ürünlerinde iradesini ve temsilini gösterir. Temsil kültürel ürünlerin değerlendirilmesinde önemli bir kavramdır. Disney, ideolojisini temsiller üzerinden yapmaktadır. Kişisel varoluş, toplumsal kurum ve değerler, cinsiyet rollerinin oluşmasında temsilin önemi büyüktür.
Disney animasyonları genellikle masallardan yola çıkarak üretilir. Masallarda da cinsiyet eşitsizliği söz konusudur. Kadınların başı derttedir ve onları erkekler kurtarır. Masallarda oluşmuş olan bu kalıp Disney’in animasyonlarında da mevcuttur. Kadınlar hep ötekileştirilir. Son dönemlerde ise Disney'in animasyonlarında kadın temsilinin daha güçlü bir hale geldiğini görebiliriz. Rapunzel'in yer aldığı Karmakarışık isimli animasyonu ve Karlar Ülkesi animasyonunu buna örnek verebiliriz. Fakat genel olarak baktığımızda ötekileştirme devam etmektedir öteki hep öteki olarak kalır.
Disney'in cinsiyet eşitsizliğinin şirketlerinde görmek de mevcuttur. Erkek çalışan sayısı çok fazladır. Kadın çalışan sayısı ise azdır. Kadın çalışanlar en alt tabaka olarak görülmektedir. Kadınlar erkeklere oranla beş kat daha az maaş almaktadır. Buna ek olarak Disney’de ırkçılık konusu da gözlemlenmektedir. Animasyonlarında ve şirketinde bunu rahatlıkla görebiliriz. Dorfman ve Mattelart’ a göre Disney mutlu ve demokratik bir aile gibi gözükse de aslında öyle değildir. Disney'in dünyası erkeklerin ve beyazların hakim olduğu bir dünyadır.
Dorfman ve Mattelart, Varyemez Amca’ yı kapitalist sınıfın örgütsel gücünü zengin bir cimrinin “acınacak derecede duygusal yalnızlığı” arkasına gizleyen bir araç olarak değerlendirmektedirler. Vak Vak Amca nasıl okunmalı kitabından marksist bir çizgi mevcuttur. İdeoloji, kapitalizmdeki sınıfsal yapı farkını gizler. Servetlerin bazı kişilerde toplanması doğal gösterilir. Servete sahip olan kişi ise onun zararsız olduğunu göstermek suretiyle gizlenir.
Dorfman ve Mattelart Disney gibi kültürel ithal mallarının genel bağımlılık çerçevesindeki yerine şu şekilde uygular: “bizim ülkelerimiz (3. dünya ülkeleri-Şili) hammadde ihraç eden üst Yapı ve kültür ürünleri ithal eden ülkelerdir. Tek ürüne bağlı ekonomilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak ve kentlere araç gereç sağlamak için biz bakır yolluyoruz. Onlarla bakır çıkarmak için makine ve tabii Coca-Cola yolluyorlar. Coca Cola'nın arkasında bir beklentiler ve davranış biçimleri üstyapı ve bunlarla birlikte de bugünün ve yarının toplumuna ait belli bir görüş geçmişin de bir yorumu yatar”
Kültürel Emperyalizm isimli kitabında John Tomlinson da Disney”in 1940”lardan beri Üçüncü Dünya ülkelerine yaygın olarak satılan çizgi romanların kesinlikle Amerikan kapitalist kültür değerlerinin potansiyel taşıyıcısı olarak görülebileceğini söyler (Tomlinson, 1999:69-70).
Abd'den ithal edilen kültür ürünlerinin içinde Amerikan kapitalizminin kültür ürünleri yer almaktadır ve izleyiciye bu ürünlere sahip olan kişilerin iyi bir yaşam tarzı elde edeceğini inandırılır. Kültür emperyalizmin etkisinde kitlenin yorumu da önemlidir. Az gelişmiş halk ve modern halk kültür emperyalizmine farklı açılardan bakabilir.
“Devlet başkanlarının adları değişiyor, Disney’in adı ise hep tahtında.” der Mattelart ve Dorfman. Disney, masumiyet mitini evrensel olarak aşılamıştır fakat günümüzde yapılan araştırmalar sayesinde ABD'nin masumiyet gösterişinin altındaki gerçekler gün yüzüne çıkmaktadır. Bu masumiyet eğlence araçları ile öne çıkartılır ve sınıf politikası barındıran bir ütopya teşvik edilir.
Disney, kişiliğini hiçbir zaman işinden ayırmamıştır. Walt erkek sayısının fazla olduğu bir ailede büyümüştür. Walt’ ın anılarında kız kardeşinin ve annesinin izi neredeyse yoktur. Disney’in çizgi hikayelerinde anne karakterinin olmadığını ya da olay sırasında öldüğünü görürüz. Walt’ın kişisel hayatının işiyle paralel gittiğini görürüz. Disney dünyasında erkekler hakimiyeti sağlar Önemli mevkilerde kadınlara yer verilmez. Walt açık açık şunları ifade etmiştir: “Kızlar beni sıkarlardı. Hala da sıkarlar.” Walt eşi Lillian Bounds ile evlenme sebebi kardeşi Roy’un evlenip yanından ayrılmasıdır. Oda arkadaşı bulması gerekmektedir ve mutfak işlerinde ona yardımcı olacak birisine ihtiyacı vardır. Bu yüzden eşi ile evlenir. Ayrıca eşini işe alma sebebi de eşinin daha az para ile çalışmayı kabul etmesidir.
Walt doğayı denetim altına almak ve temizlemek istediğinden dolayı doğa ile ilgilenirdi. Yaşamının sonunda Kaliforniya’nın Mineral King’deki el değmemiş dağlarının büyük bir bölümünü 35 milyon dolarlık bütçeyle büyük bir eğlence parkına dönüştürme hayali kuruyordu. Doğanın zarar görmesi, bitkilerin zarar görmesi ya da hayvanların zarar görmesi ile ilgilenmiyordu. Tek amacı doğayı insanlaştırmaktı. Disney’in tek amacı şimdiyi ve geçmişi unutup geleceği yansıtmaktı. Onun geleceği Orlanda, Florida’daki Walt Disney Dünyası’nda biçimlendirilmektedir. Bu park Manhattan’dan iki kat daha büyük olan, zamanında el değmemiş olan bir bölge üzerinde kurulmuştur. İlk yılında 10.7 milyon ziyaretçi sayısına ulaşmıştır (her yıl Washington’u ziyaret edenlerin sayısı kadar). Disney Dünyası, kendi yasalarıyla eyalet içinde eyalettir. Disney parkları, gelecek düşlerini, çizgi hikayelerini ve eğlencesini “kapitalist” gerçeğe biraz daha yaklaştırdılar. Disney gerçek dünyadan kaçıp eğlendiğimiz bir evren değildir. Maruz kaldığımız bir baskıdır.
Walt Disney, 21. Century Fox’la anlaşma imzalamıştır. Şirket, 21. Century Fox’un film,TV ve eğlence varlıklarını satın almıştır. Disney, “Disney+” platformunu oluşturmuştur ve içeriğini Netflix’e rakip olacak şekilde genişletmiştir. Fox’tan aldığı yapımları ise şu şekilde sıralayabiliriz: The Simpson, Family Guy, American Crime Story, American Horror Story, Empire, Fargo, Atlanta. Bunlara ek olarak Star Wars ve Marvel karakterlerinin sinema telif hakları da Disney’in olmuştur.
21. Century Fox’un satılmasıyla, Hollywood’un Büyük Altılısı olarak anılan şirketlerinden biri eksilmiş oldu. Sony Pictures, Warner Bros, Paramount Pictures ve Universal şimdi Disney ile Büyük Beşlisini oluşturuyor.
Fox News ve ABD geneline yayılmış yerel Fox kanalları ise, Rupert M “20th Television” olarak anılmaktadır. Disney, bünyesinde olan diğer markalarının da ismini değiştirdi. ABC Stüdyoları ve ABD Signature Stüdyoları’nı ‘ABD Signature’ olarak değiştirdi. Fox 21 Television Studios markası, Touchstone Television oldu.
Benzer mal ve hizmet üreten şirketlerin birleşmesiyle “Yatay Birleşme” kavramı oluşmuştur. Ekonomideki istikrar beklentisi, gelir kaynağının çeşitlenmesi için yatay birleşme oluşmuştur. Yapım şirketi olan Disney güçlü rakiplerini satın almıştır. Böylelikle yatay birleşmeye dahil olan bir şirket haline gelmiştir. Bu medya endüstrisi; sineması, televizyon kanalları, eğlence parkları, dergileri, çizgi hikayeleri daha önceden sahip olmuş olduğu tiyatroları, lisanslı oyuncakları ve kıyafetleri ile kendi alanında yapmış olduğu çalışmalar yoğunlaşma çatısı altında yer almaktadır.
KAYNAKÇA
C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 10, Sayı 2, 2009 43 11 EYLÜL VE AMERİKAN POPÜLER KÜLTÜRÜNE YANSIMASI: BİLGİSAYAR OYUNLARI ÖRNEĞİ Dilara N. KOÇER
Marksist Düşünce Sisteminde Kitle Kültürü ve Televizyonda Yayınlanan Çizgi Filmlerin İdeolojik İşlevlerine Bir Bakış - SUAT SUNGUR
Arici Dorfman Armand Mattelart - EMPERYALİST KÜLTÜR SANAYİİ ve W. Disney - VAKVAK AMCA NASIL OKUNMALI ? - Atilla Aksoy
Tebrik ediyorum Gülsüm Hanım.
YanıtlaSilTeşekkürler :)
SilÇok çok tebrik ederim, sayfanızın daha da başarılı olması dileğiyle 🙏
YanıtlaSilTeşekkür ederim :)
SilTebrikler, bir meslektaşınız olarak gurur duyuyorum sizinle.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim :)
SilGelişime açık bir yazar olarak, yazılarınızın devamını bekliyorum.
YanıtlaSilTeşekkürler :)
Sil