Parazit Filmi Üzerine Göstergebilimsel Çözümleme
Suyun anlamı sinemada temizlenmek, arınmak anlamına gelir. Sinema filmleri özellikle yaşanan anı daha duygusal kılabilmek için yağmurlu hava atmosferi oluşturur. Bu filmde su temizlenmek, arınmak anlamındadır fakat alt sınıftaki Kim ailesini adeta bir çöp gibi kanalizasyona kadar sürükler.
Yönetmenin Hitchcock hayranlığının yanı sıra merdivenleri ve yokuşları alt sınıf ve üst sınıf kavramanı belirtmek için çok fazla kullanmıştır. Kamera açıları ile de sınıf meselesini yansıtabilmek için alt açıyı ve üst açıyı kullanmıştır.
Kim ailesinin evindeki pencerenin küçüklüğünden dolayı normal dünyayı bile izleyememektedirler. Park ailesinin salonlarında televizyon yerine dev bir pencere vardır. O pencereden kendi bahçelerini görürler. Park ailesi ev pencerelerinden kendi dünyalarını izlerken kim ailesi ise normal dünyaya bile çok küçük bir pencereden bakarlar. Kim ailesinin kendi evlerinde öldürmüş oldukları böcek aslında kendilerini niteler. Kim ailesindeki baba karakteri böcek olmayı içselleştiren bir karakterdir çünkü böcek ilaçlaması yapıldığında zaman pencerenin kapatılmamasını ister. Bedava olduğu için böcek ilacının eve girmesini ister fakat burada toplum içindeki yerlerini gösterirler. Onlar bu sistem içinde bir böcektir. Park ailesinin kampa gittiği sırada Kim ailesinin kendi arasında geçen bir konuşmada Kim ailesini anne karakteri “Şimdi onlar gelse adeta bir hamam böceği gibi dağılırız.” ifadesini kullanır. Gerçekten de öyle olur. Park ailesi eve geldiğinde adeta ışık açılınca ortadan kaçışan böcekler gibi saklanırlar.
Filmde en önemli metaforlardan biri de koku metaforudur. Mr. Park şoförünün kokusunu kafayı takmış durumdadır ve bu durumu yüz ifadeleri ile belli eder. Park ailesinin küçük oğlu aile içinde çalışan bireylerin yani Kim ailesinin hepsinin aynı koktuğunu fark eder ve bunu onlara söyler. Koku metaforu onların görünmezliğine engel olur. Kim ailesi kokunun bodrum katından oluştuğunu bilirler fakat farklı deterjanlar kullanarak bu duruma bir çözüm bulacaklarını düşünürler.
Park ailesinin evlerini ilk gördüğümüz anda Mrs. Park evin dışında bahçede bulunmaktadır. Hatta bulunduğu sandalyede rahat bir şekilde değil gidecekmiş gibi bir tavırla oturmuştur ve uyumaktadır. Yani kendisini oraya ait hissetmediği kanısına varabiliriz çünkü eşinden korkmaktadır. Sürekli bir şeyler saklamaktadır. Eşine söylemediği bazı olaylardan dolayı da arada boşluklar oluşur ve o boşluklardan da parazitler içeri girer.
Pizza kutularını katlayıp para kazanmaya çalışırlar. Kutuları yeterince iyi katlamadıkları için paketleri almaya gelen kadın dörtte birini kabul etmez. Park ailesindeki olaylardan sonra dört kişilik Kim ailesinden bir kişi hayatını kaybeder.
Mahzene giden kapının bize ilk sahnelerde çok dikkat çekici bir şekilde gösterildiği söylenebilir. Kapı bize gösterilen karenin tam ortasında yer alır ve siyahtır. Adeta cehenneme giden bir kapıdır.
Park ailesinin küçük oğlu için düzenlenen doğum günü partisinde Mrs. Park bahçedeki sandalyelerin ve masaların savaşta kullanılan hilal taktiği şeklinde olmasını ister ve orası daha sonra gerçekten bir savaş alanına döner.
Mr.Park yeni ölmesine rağmen parmağına hemen bir sinek konar çünkü o sistemin çürütmüş olduğu bir vücuttan başka bir şey değildir. O hep bir cesetti.
Var olan bir düzene, koşullarına uymadan girilirse olumsuz sonuçlar alınır. Kim ailesinin aykırı bir şekilde kapitalist sisteme dahil olmaları sonucunda kapitalist sistem onları yok eder. Kim Ki-taek sel olduğu gecede “En güzel plan kurulmayan plandır.” ifadesini kullanır. Tam bu sırada Ki-woo elindeki dilek taşına sarılır. Gerçekliklerin olmadığı anda ritüeller devreye girer. Kim-woo o taşla her şeyin yoluna girdiğini düşünür fakat o taş tüm kötü olayların nedenidir. Çok değer verdiği taş sonunda gelip kafasında patlar. Daha sonra o taşı nehre bırakır yani ait olduğu yere. Filmin sonunda hayal kurar. Hayalini gerçekleştirmesi ise yüzyıllarını alacaktır. Var olan bir sisteme sistemin gerektiği kurallarla dahil olmak gerekir fakat yine de bu çok mümkün değildir. Herkes ait olduğu yerde durmalıdır dilek taşı gibi.
Bir konu hakkında eleştiri yapılacaksa ya da konuya dikkat çekilecekse bunun farklı yollarla da yapılabileceğini yönetmen bize göstermiş olur. Yönetmen kamera açılarını istediği gibi yakalayabilmek için kendisi ev tasarlamıştır. Bu durum yönetmenin ne kadar titizlik içinde çalıştığının bir göstergesidir.
Yönetmen filmlerinin senaryolarını genellikle kendisi yazar. Farklı konulara değinmek isteyen yönetmen birçok metaforik öge kullanarak da kendini geliştirir. Bu filmde çok fazla göstergeler yer almasına rağmen hiçbir şekilde bir karışıklık yoktur. Şu sonucu çıkarabiliriz: çok fazla metafor kullanmak filmi karmaşık hale getirmez aksine doğru yerlerde doğru şekilde kullanılan metaforlar filmi bir şahesere dönüştürür.
Filmin şekillenmesinde önemli etkenler kesinlikle yönetmenin dünya görüşüdür ve bilgi birikimidir. Özellikle kültürü, göstergebilimi doğru bir şekilde kullanmak birçok alana hakim olmakla başlar. Teknik açıdan da kamera kullanımı ve ışık kullanımı da filmlerde çok etkilidir. Özellikle gerilim sahnelerinde kullanılan ışıklar çok önemlidir.
Sanat filmlerinde özenle seçilmiş konular, uygulanmış teknikler ve kullanılmış metaforları görmemiz önemlidir. Filmleri izlemek yerine okumalıyız. Anlamların ötesini görebilmeliyiz. Ancak o zaman bir filme tamamen hakim oluruz.
Kaynakça
Birank, M. (2019). “Güney Kore Hükümetlerinin Kültür Politikaları ve Sinema Endüstrisi Destekleri”. Sinecine, 10(1): 149-172.
Dağtaş, E. ve Aydın, N. ve Yılmaz, Ç. (2018). “Sinemanın Ekonomi Politiği: 2016 Yılı Verileri Üzerine Bir Değerlendirme”. TRT Akademi Kültürel Çalışmalar, 3(5): 118-218.
Diker, C. (2020). “2005-2020 Yılları Arasında Verilen Film Destekleri Üzerine Eleştirel Ekonomi Politik Bir Değerlendirme”. İnsan & İnsan, 7(26):139-161.
İlic, E. (2020). “Paratizin Hıncı, Hıncın Kahkahası”. Sekans Sinema Kültürü Dergisi, e13: 6-11.
Öksüz Karademir, C. ve Kaya, M. (2020). “Sınıf Eşitsizliğinin Bourdieu’nun Sermaye ve Habitus Kavramları Üzerinden Değerlendirilmesi: Parazit Filminin Betimsel Analizi”. TRT Akademi Kültürel Çalışmalar, 6(10): 646-667.
Tolunay İşlek, S. (2020). “Güney Kore Sinema Tarihine Kısa Bir Bakış”. Sekans Sinema Kültürü Dergisi, e15: 143-152.
Yaylagül, L. (2013). Kitle İletişim Kuramları Egemen ve Eleştirel Yaklaşımlar. Dipnot Yayınları, Ankara.
Yorumlar
Yorum Gönder