Büyülü Bir Macera: Samsara
Ron Fricke’in 1992 yılında yönetmeliğini yapmış olduğu Baraka’dan sonra 2011 yılında ikinci uzun metraj belgesel filmi olan Samsara’da farklı teknikler kullanmıştır. Samsara’da kelimeler yer almıyor. Yönetmen Samsara’da kelimenin gücünü görüntüye, müziğe ve elbette kurguya yüklemektedir.
Samsara kelimesi “yaşamın sürekli dönen çemberi” bir başka ifadeyle “yeniden doğuşlar zinciri” anlamına gelir. Ayrıca Hint dinlerinde yaşam, ölüm, yeniden doğuş, varoluş ve yok oluş gibi anlamlara da gelir. Belgeselde bir kalabalık tarafından kum tanelerinden oluşturulan boyama sanatının belgeselin sonunda bozulması yok oluşa göndermedir.
Beş kıtada, yirmi beş ülkede, beş yıl süren çekimlerin sonunda ortaya çıkan bu yapım 102 dakikada farklı kültürleri, dini motifleri bir araya getiren nadir eserlerden biridir. Doğa, boşluk ve terk edilmişlik, ilkel kültürlerle modern kültürlerin karşılaştırılması, evsizler, geçimini çöpten sağlayan insanlar, zor şartlar altında çalışan işçiler ve cezaevindeki yükümlüler, ölüm, silahlanma, yaşam döngüsü gibi konular ele alınmıştır. Filmde insan yaşamının derinliği ve yaşamın gizemi sorgulanmıştır.
Doğal dünyanın insan eli değmemiş ihtişamı ile aynı zamanda insan eli değip zarar gören doğal dünya da gösterilmiştir. Dini ritüeller, kutsal kabul edilen mekanlar, doğal afetler ve toplumun tüketim kültürü de ele alınmıştır. Belgesel, sınır tanımayan tüketim sonucunda kapitalizmin ulaştığı noktayı gözler önüne serer. Yönetmenin doğal görüntüleri bize sunduktan sonra fabrikalaşmış hayatı bize sunması, kıyaslama yapmamızı sağlar. Yönetmen belgesel boyunca kıyaslamalara yer vermiştir (AVM-ormanlar) ve insanın ister istemez doğayı olumsuz etkilediğini görürüz. Küreselleşmenin insanı makineleştirdiğini fark ederiz. Yönetmen ulaşım için oluşmuş kalabalığı farklı açılardan bize gösterir ve makineleşmiş insana gönderme yapar. Belgesel filmde ciddi bir şekilde kapitalizm eleştirisi yer alır.
Belgeselde ses kullanımı doğal seslerden (şelale sesleri, rüzgar sesleri) ve müzikten oluşmaktadır. Müziğin insan üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu bir kez daha görüyoruz. Yönetmenin cümle kurmadan da düşüncesini anlatabildiği görülmektedir, izleyicinin de aynı düşünceyi düşünmesini ister. Ayrıca non-diegetik müzikle sahnenin duygusal etkisi arttırılmaya çalışılır. Belgesel sinemada arka planda kullanılan müzik ,sekansları birleştirmede yardımcı olur.
Belgesel filmde bol bol genel plan kullanılmıştır. Yakın ve detay plan, havadan çekim planları da kullanılmıştır. Ayrıca Ron Fricke, kendi geliştirdiği time-lapse kamera sistemini de kullanmıştır. Çekimlerde ışık ve gölgenin zamanlarıyla da oynamıştır. Genellikle doğal ışık kullanmıştır. Doğayı ele alan bir belgeselde bu ışık kullanımı, belgeseli etkili bir konuma getirmiştir. Samsara bize görsel bir şölen sunmuştur. Doğa - insan kıyaslamalarıyla bazı şeylerin farkına varmamızı ve kendi konumumuzu sorgulamamızı istemiştir.



Mükemmel bir bakış açısı
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim :)
Sil