KLASİK ANLATI SİNEMASINDA VERTİGO




   Alfred Hitchcock’u farklı senaryolarıyla ve çekim teknikleriyle Klasik anlatı sinemasında konumlandırmak zor olsa da filmleri Klasik anlatı özelliklerine daha çok uyar. Klasik anlatı; kurmaca anlatı, kurmaca olmayan anlatı olarak ikiye ayrılır. Klasik anlatı sinemasında kurmaca anlatı türü daha çok kullanılır. İnsanların kurmaca anlatıya daha çok ilgi göstermelerinin nedeni gerçek hayattan kaçıp rahatlamak istediklerindendir. Giriş, gelişme, sonuç bölümleri, çatışma bölümleri bulunur. Olay örgüsü önemlidir. Neden-sonuç ilişkileri iyi bir şekilde açıklanmalıdır çünkü klasik anlatı sineması kurmaca anlatının inandırıcılığına önem verir. Hitchcock filmlerinde giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini uygular. Bazen heyecanı arttırmak için serim bölümünde film hakkında önemli gelişmeleri seyirciye aktarır çünkü Klasik anlatıda ilk on beş dakikada seyirciyi filme bağlamak çok önemlidir. Hitchcock bunu en iyi yapan yönetmenlerden biridir. 


   Çatışma bölümünde ise, kahraman yaşadığı sorunla karşı karşıya gelir. Gelişme bölümünde olaylar gelişir fakat kesin bir çözüm göremeyiz. Merak duygusunu dinç tutmak için direkt sonuca varılmaz. Engeller vardır. Filmin sonunda her şey açığa çıkar ve genellikle mutlu sonla biter. Alfred Hitchcock’un filmleri mutlu sonla bitmese bile olaylar mutlaka bir çözüme ulaşır.  






   Klasik anlatıda ticaret ve popülerlik kaygısı olduğu için olaylar yalın, açık ve akıcı olma özelliklerine sahiptir. İzleyiciyi filme dahil etmek için öznel kameralar kullanılmıştır. Ayrıca bazı detaylar karakterden önce izleyiciye sunulur. Klasik Anlatıda dramatik olaylara ve starlara önem verilir. Alfred Hitchcock da filmlerinde starları kullanır. Hatta aynı starları farklı filmlerde belirli rollerde oynatır. Böylece izleyici filme daha çabuk adapte olur. Klasik anlatıda karakterler ya hep iyidir ya da hep kötüdür. Karakter değişimi söz konusu değildir. Ana karakterler genelde kusursuzdur. 


   Klasik anlatıda genellikle stüdyo çekimleri mevcuttur. İzleyici sıkmamak önemlidir. Bu yüzden bir plan en fazla dokuz saniye gösterilmelidir. Hitchcock kamera hareketleri ya da çerçevedeki hareketlilikle ritmi düşürmemeye çalışır. Klasik anlatı değişmeyen özellikteki karakterlere, konu benzerliklerine ve benzer kurgulara sahiptir. Hitchcock kendi yarattığı tarzla biraz da olsa kendini diğerlerinden ayırmıştır.  






   Vertigo, 1958 yapımı bir Hitchcock filmidir. Yönetmenin birçok filminde olduğu gibi bu filminde de izleyicinin kolaylıkla kabulleneceği bir erkek karakter mevcuttur. Klasik anlatıda karakterin zor bir durum içinde olması gerekir. Bu özellik Vertigo’da yükseklik korkusu olan bir dedektif üzerinden gösterilir. Olaylar güçlü bir neden-sonuç ilişkisine bağlı olarak ilerler. Hitchcock, Vertigo’da neden-sonuç ilişkisini kurmak için zamanla oynadığı söylenebilir. Bunu sade bir flashbackle yapmıştır. 


   Film, zengin bir iş adamının psikolojik problemler yaşayan karısını bir dedektif tarafından takip ettirmesini ele alır. Zengin iş adamı, yükseklik korkusundan dolayı mesleğini bırakan eski arkadaşı Scottie’yi seçer. Açılış sekansından sonra Hitchcock, izleyicinin direkt filmle özleşmesini istediği için izleyiciyi bir kovalamacanın içine bırakır. Kovalamacanın sonunda Scottie çatıda asılı kalır ve onu kurtarmaya çalışan arkadaşı çatıdan düşer. Bu olaydan sonra Scottie’nin akrofobisini öğreniriz. Klasik anlatı için önemli olan neden-sonuç ilişkisi güzel bir şekilde uygulanmıştır. İzleyici ikna olmuştur. 





 


   Scottie’nin arkadaşı olan (aynı zamanda eski nişanlısı) Midge, özgüveni yerinde olan bir karakterdir ve bu zaman dilimi içerisinde Scottie’ye akıl hocalığı yapar. Ona destek olur. Scottie arkadaşının karısı olarak bildiği Madeleine’i  takip eder. Onun hakkında garip bilgilere ulaşır ve psikolojik sorunlarının olduğuna inanır. Aklındaki sorulara cevap arar. Film gelişme bölümüne uygun bir şekilde ilerler. Madeleine’den kendini gizleyen Scottie, Madeleine’in koya atlaması sonucunda onu kurtarması gerekir. Madeleine ile konuşurlar, onun psikolojik sorunları üzerine çözümler üretmeye çalışırlar ve ikili arasında klasik anlatının vazgeçilmez teması olan aşk doğar. 


   Scottie, Madeleine’i daha önceden bağlantısı olduğunu düşündüğü bir kiliseye götürür. Fakat bu Scottie için kurulmuş bir tuzaktır. Madeleine çatıya çıkar. Scottie yükseklik korkusundan dolayı merdivenleri çıkamaz. Kendini suçlu hisseder. Çatıdan atlayan kişi ise zengin iş adamının gerçek karısıdır. Karısını öldürüp intihar süsü vermek için bu planı yapmıştır. Filmin doruk noktası, karakterin korkusuyla yüzleşmesi, çatışması mevcuttur. Ayrıca Scottie’nin merdivenleri çıkarkenki baş dönmesi izleyiciye farklı bir teknikle aktarılır. Dönemi için çok farklı bir tekniktir. Hatta bu teknik hala kendinden söz ettirmektedir ve kullanılmaktadır. Vertigo Hareketi olarak bilinen bu teknik kamera geriye doğru giderken odak noktası değiştirilmeden yakınlaşmasıyla odaktaki nesneye vurgu yapılmasıyla oluşur.  








   Madeleine’in ölümünden sonra ona çok benzeyen Judy ile karşılaşır. Scottie karakterini önceki kadar sakin görmeyiz. Takıntılı bir karaktere dönüşmüştür. Böylelikle Hitchcock psikolojik bir gerilim yaratmıştır. Klasik anlatıda bazı olayları karakterden önce izleyici görür. Hitchcock bilgiyi önce izleyiciye verir. Karaktere ise daha sonra verir. Bu durum gerilimi oluşturur. Scottie, Judy’nin tarzını değiştirerek Madeleine’e benzetmeye çalışmıştır. Judy, Scottie’ye aşık olduğu için hayır diyememiştir. Judy bir kolye takar. Scottie kolyeyi hatırlar ve kendisine oynanan oyunu fark eder. Bunun sonucunda Juddy bir kurbana dönüşür. Filmin sonunda Scottie büyük korkusunu yener, çatıya çıkar. Filmde mutlu bir son yoktur fakat her şey çözüme ulaşmıştır. Seyircinin aklında soru işareti kalmamıştır. Klasik anlatı için tüm soruların cevabının olması önemlidir. Hitchcock gerilim, korku, ve aşk öğelerini ustaca harmanlamıştır. 

   *Kadın profilleri korunmaya muhtaç, kendi hayatını yönetemeyen karakterler halinde şekillenmiştir. Erkek hegemonyasını destekleyen bir durum söz konusudur. Ayrıca filmde öznel kamerayı hep erkek karakter üzerinden görürüz. Kadına ait öznel kamerayı ise sadece Judy’nin geçmişe gittiği anda görürüz. Vertigo’da tüm aklı başındalık erkeklere verilmişken, erkeklerin başlarına ne geldiyse kadınların kontrolsüzlüğünden ve dikkatsizliğinden geldiği izlenimini verir. Kadın, gerilime sebep olan bir nesne olarak kullanılmaktadır.  















KAYNAKÇA 

filmloverss.com/vertigo-da-cinsiyet-rolleri/ 

Alfred Hitchcock Sinemasında Psikanalitik  Açıdan İd, Ege, Süperego SAPIK Örneği-Çiğdem MATER UTKU (31) 

François Truffaut Sineması’nda  Alfred Hitchcock Etkisi-Didem ÖZER (46-51) (87-88) 

Hollywod’dan İndiewood’a Amerikan Sineması’nın Değişimi-Şirin Fulya Erensoy (3-16)  

  

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yann Arthus-Bertrand'ın Ruhunuza Dokunan Belgesel Filmi : Human

BİSİKLET HIRSIZLARI VE İTALYAN YENİ GERÇEKÇİLİK AKIMI

Büyülü Bir Macera: Samsara